Şeker Hastalığı Tanısı Belirtileri ve Tedavisi


Şeker Hastalığı Tanısı Belirtileri ve Tedavisi Konusu 223 Defa Okundu. Tarihinde Yayınlandı.


Şeker Hastalığı Tanısı Belirtileri ve Tedavisi ; Bir çok insan şekerli yiyecekleri oldukça sever, diğer bir çok zararlı yiyecek gibi tatlıdır ve lezzetli gelir. Bu yüzden haddinden fazla derece de tüketebilir. Her ne kadar genetik olarak şeker hastalığına yatkın olan bünyeler olsa da, şeker tüketimi ile şeker hastalığına yakalanma riskini kilo alımı vs.. aracılığıyla arttırmaktadır. Tam aksi durumda şeker hastalığı olmayan bünyeler de dahi, kontrolsüz şeker tüketimi, şeker hastalığına (Diyabete) sebebiyet verebilir.

Şeker hastalığı (veya diyabet), vücudunuzun besinde bulunan enerjiyi kullanma yeteneğini etkileyen, kronik, yaşam boyu süren bir çok soruna sebebiyet veren bir durumdur. Üç ana diyabet çeşiti vardır:

  • Tip 1 diyabet,
  • Tip 2 diyabet
  • Gestasyonel(gebelik) diyabet.

ŞEKER HASTALIĞI NEDİR?

Tüm şeker hastalıklarının ortak bir noktası vardır. Normal şartlarda vücudunuz yiyeceklerdeki şekerleri ve karbonhidratları glikoz denen özel bir şekere dönüştürür. Glikoz, vücudunuzdaki hücrelere yakıt sağlar. Fakat hücreler, glikozu alıp enerji üretip kullanabilmek için kan dolaşımınızdaki bir hormona, yani insüline ihtiyaç duyarlar. Diyabet(şeker hastalığı) ile, ya vücudunuz yeteri kadar insülin üretemez, ürettiği insülini kullanamaz yahut her ikisinin birleşimini kullanamaz.

Hücreler glikozu alamadığı için, glikoz kanınızda birikir. Yüksek kan şekeri seviyeleri böbrekleriniz, kalbiniz, gözleriniz veya sinir sisteminizdeki küçük kan damarlarına zarar verebilir. Bu sebepten ötürü diyabet, özellikle de tedavi edilmediği taktirde, kalp hastalığına, felç, böbrek hastalıklarına, körlüğe ve ayak sinirlerinde sinir hasarına sebebiyet verebilir.

 

Tip 1 Diyabet

 

Tip 1 diyabet ayrıca insüline bağımlı diyabet olarak da isimlendirilir. Çocukluk döneminde başladığı için çocuklukta başlayan şeker hastalığı(diyabet)te denir.

 

Tip 1 diyabet otoimmün(Bağışıklık sisteminin sağlıklı hücrelere saldırması) bir durumdur. Bağışıklık sistemi antikorlarla pankereas’a saldırıya neden olur. Tip 1 diyabetlilerde hasar gören pankreas insülin üretemez. Bu tip bir şeker hastalığına, genetik yatkınlık sebep olabilir. Ayrıca normalde insülin üreten pankreastaki hatalı beta hücrelerinin bir sonucu da olabilir.

TİP 1 DİYABET(Şeker hastalığı) BELİRTİLERİ NELERDİR?

  1. SIK İDRARA ÇIKMA: İdrara çıkma sıklığının artması, geceleri daha da belirgin olabilir. Bunun nedeni böbreklerin kandaki aşırı şekerden kurtulmaya çalışıyor olmasıdır. Bunu yapabilmesi için vücuttaki daha fazla sudan kurtulması gerekiyor. Bunun anlamı daha fazla su daha fazla idrar demektir.
  2. ÇOK SUSAMA VE AĞIZ KURULUĞU: Kandaki şekeri atmak adına vücut idrar yolu ile fazla su boşaltacaktır, bu da vücudun susuz kalmasına sebebiyet verecektir.
  3. KİLO KAYBI: Herhangi bir spor yapmamanıza veya kilo vermek için özel bir çaba göstermemenize rağmen, sürekli kilo kaybının oluşması. Bunun sık idrar ve su içmenin sonucu kandaki hızlı şeker kaybından olabileceği gibi, vücudun sürekli su kaybettiğinden susuzluktan dolayı olması da muhtemeldir.
  4. SÜREKLİ AÇ HİSSETMEK: Aç hissetmenizin sebebi vücudun kalorileri  kullanamamasıdır. Bir çoğu idrar ile dışarı atılır.
  5. BULANIK GÖRMEK: Bulanık görüşün sebebi şekerin gözünüzde birikmesidir, bu sayede gözünüz ekstra su emer. Bu göz lensinin şeklini değiştirir ve görüşünüzü bulanıklaştırır
  6. YORGUN HİSSETMEK: Bir çok şeker hastası kendisini yoracak bir şey yapmamasına rağmen aşırı yorgunluktan ve halsizlikten şikayetçidir. Bunun nedeni açlık hissettiğinizden kendinizi yorgun ve halsiz hissedersiniz. Vücudunuz yemeklerden aldığı kaloriyi kullanamıyor ve bu sayede vücut yeterli enerjiyi üretemiyor. Bunun sonucu kişi yorgunluk ve halsizlik hissediyor.
Şeker Hastalığı Tanısı Belirtileri ve Tedavisi
Şeker Hastalığı Tanısı Belirtileri ve Tedavisi

Birtakım tıbbi riskler tip 1 diyabet ile ilişkilendirilebilir. Çoğu, gözlerdeki küçük kan damarlara (diyabetik retinopati), sinirlere (diyabetik nöropati) ve böbreklere (diyabetik nefropati) hasar verir. Daha da ciddi olan risk ise, kalp hastalığı ve inme riskinin çok daha fazla artmasıdır. Tip 1 diyabet tedavisi, aşağıda belirtilen yağ dokusuna deriden enjekte edilmesi gereken insülin alımını içerir. İnsülin enjekte etme yöntemleri şunlardır:

TIP 1 ŞEKER HASTALIĞI TEDAVİSİ

 

  • Şırıngalar
  • Doldurulmuş kartuşlar ve ince bir iğne kullanan insülin kalemleri
  • Cilt boyunca bir insülin spreyi gönderen yüksek basınçlı hava kullanan jet enjektörleri
  • Esnek tüp vasıtasıyla insülini karın derisinin altındaki bir kateter’e ( Vücut boşluğuna, damarına veya kanalına sokulabilen bir tüp) ile dağıtan insülin pompaları vasıtasıyla

A1C kan testi adı verilen periyodik test ile kanınızdaki glikoz seviyelerini önceki üç ay boyunca tahmin etmektedir. Genel glikoz seviyesi kontrolünü ve organ hasarı da dahil olmak üzere diyabetten kaynaklanan komplikasyonların riskini belirlemeye yardımcı olmak için kullanılır.

Tip 1 şeker hastalığına sahip olanlar, aşağıdaki maddeleri içeren önemli bir yaşam tarzı değişikliğine ihtiyaç duymaktadır:

 

  • Kan şekeri seviyelerinin sık ve düzenli bir şekilde test edilmesi
  • Dikkatli yemek planlaması
  • Günlük ve düzenli egzersiz
  • İnsülin ve diğer ilaçları gerektiği gibi ve zamanında aksatmadan almak

 

TİP 2 DİYABET:

Şimdiye kadar diyabetin en yaygın şekli, tip 2 diyabettir ve yetişkinlerde şeker hastalıklarının  % 95’ini tip 2 diyabet oluşturmaktadır. Dünyada da oldukça yaygın olan bu diyabet şeklinde 26 milyon Amerikalı yetişkine tip 2 diyabet tanısı konulmuştur.

Eskiden tip 2 diyabet yetişkin şeker hastalığı olarak isimlendiriliyordu, ancak obez ve kilolu çocuk salgını nedeniyle, gençler de şimdi tip 2 diyabet hastalığına sahip. Tip 2 diyabet ayrıca insüline bağımlı olmayan diyabet olarak da isimlendirilir. Tip 2 diyabet genellikle  tip 1’in daha yumuşak bir şeklidir. Bununla birlikte, tip 2 diyabet, vücuttaki böbrekleri, sinirleri ve gözleri besleyen en küçük kan damarlarında tip 1 diyabet ile benzer sağlık komplikasyonlarına neden olabilir. Tip 2 diyabet ayrıca kalp hastalığı ve inme riskinizi arttırır.

Tip 2 diyabette pankreas genellikle insülin üretir. Ancak, üretilen insülin miktarı vücudun ihtiyaçları için yeterli değildir ya da vücut hücreleri buna dirençlidir. İnsülin direnci ya da insülin için duyarlılık eksikliği, öncelikle yağ, karaciğer ve kas hücrelerinde meydana gelir.

Boyu için ideal vücut ağırlığının % 20’sinden fazlasına sahip kilolu olan insanlarda özellikle tip 2 diyabet ve buna bağlı tıbbi problemlerin gelişme riski yüksektir. Kilolu veya obez insanlar insülin direncine sahiptir. İnsülin direnci ile pankreas, fazla insülin üretmek için aşırı derecede çalışmak durumunda kalır. Ancak o zaman bile, şekerleri normal tutacak kadar insülin bulunmamaktadır.

Diyabet için herhangi bir tedavi yoktur. Bununla birlikte, tip 2 diyabet kilo kontrolü, beslenme ve egzersiz ile kontrol edilebilir. Ne yazık ki, tip 2 diyabet ilerleme eğilimindedir ve diyabet ilaçlarına genellikle ihtiyaç duyulmaktadır.

A1C testi, kandaki ortalama glikoz seviyelerini önceki üç ay boyunca tahmin eden bir kan testidir. Periyodik A1C testi, kan şekerini kontrol etmek ve organ hasarını önlemek için diyet, egzersiz ve ilaçların ne kadar iyi çalıştığını görmek için tavsiye edilebilir. A1C testi genellikle yılda birkaç kez yapılır.

 

GESTASYONEL DİYABET:

Hamileliğin tetiklediği şeker hastalığına gebelik diyabeti (gebelik, bir dereceye kadar insülin direncine neden olur) denir. Genellikle orta veya geç hamilelikte teşhis edilir. Bir annenin yüksek kan şekeri seviyeleri plasenta üzerinden bebeğe dolaştırıldığından bebeğin büyümesini ve gelişimini korumak için gebelik diyabeti mutlaka kontrol edilmelidir.

Ulusal Sağlık Enstitüleri’ne göre, bildirilen gestasyonel diyabet oranı gebeliklerin % 2 ila % 10’u arasında. Gebelik diyabeti genellikle gebelikten sonra kendiliğinden düzeliyor. Bununla birlikte gebelik diyabetine sahip olmak, anneleri daha sonra yaşamında tip 2 diyabet gelişme riski altına sokuyor. Gestasyonel diyabetli kadınların % 10’una kadarında tip 2 diyabet gelişir. Doğumdan sonraki birkaç hafta ila aylar ya da yıllar sonrasında gerçekleşebilir.

 

Gebelik diyabetinde, doğmamış bebeğe verilen riskler anneye yönelik risklerden daha fazladır. Bebekteki riskler arasında doğumdan önce anormal kilo artışı, doğumda solunum sorunları ve yaşamın ilerleyen dönemlerinde yüksek obezite ve diyabet riski bulunur. Anneye olan riskler ise, aşırı büyük bir bebeğin yanı sıra kalbe, böbrek, sinir ve göz hasarına bağlı olarak sezaryen gerektiren bir doğuma ihtiyaç duyulabilir.

Gebelikte tedavi, sağlık ekibi ile çalışmak koşulu ile:

 

  • Aşırı yağ ve kalori olmadan yeterli gebelik besinlerini sağlamak için dikkatli bir yemek planlaması
  • Günlük ve düzenli egzersiz
  • Hamilelikteki kilo artışını kontrol etme
  • Gerektiğinde kan şekeri düzeylerini kontrol etmek için diyabet insülini almak

Diyabetin Diğer Biçimleri:

 Bazı ender nadir diyabet türleri spesifik koşullardan kaynaklanabilir. Örneğin, pankreasta hastalıklar, bazı ameliyatlar ve ilaçlar veya enfeksiyonlar şeker hastalığına neden olabilir. Bu diyabet tipleri, tüm diyabet vakalarının sadece% 1 ila% 5’ini oluşturur.


Yazının Başka Dillere Çevirisi İçin

Şeker Hastalığı Tanısı Belirtileri ve Tedavisi


1 yorum

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*