Boşanma Davası


Boşanma Davası Konusu 99 Defa Okundu. Tarihinde Yayınlandı.


Boşanma davası nasıl açılır, anlaşmalı boşanma nasıl yapılır? .. nafaka , velayet mal paylaşımı nasıl yapılmaktadır , avukat tutmak ve bütün süreçler.

Boşanma Davaları ; Hukuk düzenimiz içerisinde özel hukuka konu her türlü davada genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemeleridir. Ancak dava konusu uzmanlık gerektiriyorsa özel ihtisas mahkemeleri görevlendirilir. Bu sebeple boşanma davaları da aile mahkemelerinde görülür. Gerek toplum gerekse Türk Medeni Kanunu ‘ailenin korunmasına’ özel bir önem vermektedir. Bu sebeple, kanun koyucu aile kurumuna büyük bir özen göstererek yaklaşmanın gerektiği kanaatine vararak hakimlerinin bir takım şartlar taşımak zorunda olduğu aile mahkemelerini boşanma davalarında ve aile hukukuna ilişkin diğer davalarda görevli kılmıştır.

Çekişmeli veya anlaşmalı tüm boşanma davaları ve bu davalara bağlı olan tüm hususlar aile mahkemesi hakimi huzurunda karara bağlanır, kararın onanmasıyla geçerliliğe kavuşur. Dolayısıyla boşanma talebinin hakim huzurunda dile getirilmesi şarttır. Bu şartı sağlamak için de dava açmak gerekir. Açacağınız dava için, genel dava şartlarının yerine getirilmesi gereklidir. Kısaca bahsetmek gerekirse dava dilekçenizle birlikte mahkeme kalemine başvurmalısınız, istenen dava harç ücretlerini yatırmalısınız, davanızın kabulüyle birlikte taraflara iletilen gün ve saatte ilk duruşmanın görülmesi için mahkemede hazır bulunmanız gerekir. Bu işlemleri bir avukat aracılığıyla takip etmeniz, avukatların usul hukukuna hakim olduğu için sizlere büyük kolaylık sağlayacaktır.

Boşanma Davası
Boşanma Davası

Dava dilekçenizde boşanma talebinin sebeplerine, şartların varlığına inanıyorsanız nafaka ve tazminat talebinize, varsa çocuklarınızın velayetine ilişkin taleplerinize, boşanmaya sebep olacak olayların ispatına veya şahitlere yer vermelisiniz. Dilekçenizdeki hususların açık, anlaşılır ve doğru olması hakimin takdir yetkisini kullanması açısından en önemli husustur. Davanız her ne kadar duruşmalı olarak görülüyor olsa da, Türk Yargı Sistemine yazılı yargılama ilkesi hakimdir.

Anlaşmalı Boşanma Davasında Süreç

Anlaşmalı boşanma davası açabilmek üç farklı şartı sağlamanız gerekir. Bunlardan en önemlisi eşlerin en az bir yıldır evli olmasıdır. Diğer iki şart ise, boşanma davasında gündeme gelecek hukuki konuların tamamında anlaştığınız bir protokol imzalamanız ve protokolün hakim tarafından inceleneceği ilk celsede mahkemede hazır bulunmanızdır. Bazı durumlarda bir yıldır evli olmayan ancak hemen boşanmak isteyen çiftlerin protokol imzalamadan tüm konularda kendi aralarında anlaştığı. İlk celsede taraflardan birinin evlilik birliğinin temelinin diğer tarafın kusuruyla zedelendiği iddiasında bulunduğu ve diğer tarafın da bu iddiayı kabul ederek tek celsede boşanmaya çalıştıkları görülmüştür.

Evliliğinizi anlaşmalı boşanmayla bitiriyor olsanız bile, mahkeme çıkmak zorundasınız, ancak telaşlanmayın anlaşmalı boşanma davaları tek celsede son bulur. Bu celsede, tarafların aralarında yaptığı protokol hakim tarafından incelenir, Türk Medeni Kanunu’nun ilgili hükümlerine aykırı olmaması durumunda protokol hakim tarafından onaylanır. Ayrıca bu celsede boşanma iradelerinin varlığı şarttır. Protokolü imzalamış olmasına rağmen taraflardan biri anlaşmalı boşanma yolundan son anda vazgeçerse davaya çekişmeli olarak devam edilir.

Çekişmeli Boşanma Davasında Süreç

Türk Medeni Kanunu ve kanun koyucu, boşanma davalarında aile birliğini korumak amacıyla hareket etmektedir. Çünkü toplumumuz için aile yüzyıllardır kutsal sayılan bir kurumdur ve modern toplum yapısının temel birimidir. Hal böyle olunca aile mahkemesi hakimleri boşanma davalarında oldukça dikkatli davranarak, kararlarıyla evliliği ayakta tutmaya çalışmaktadır, davaya konu olan boşanma sebeplerinin evlilik birliğini çekilmez hale getirdiğine kalbiye ve aklıyla tam olarak inanmadan evliliğin sonlandırılması yönünde karar vermemektedirler.

Evlilik birliğinin devam ettirilmesinin imkansız olduğu haller Türk Medeni Kanunu’nda sayılmamıştır. Çünkü her birey birbirinden farklıdır dolayısıyla her evlilik de birbirinden farklıdır. Bir çift için çok olağan olan bir durum, diğer bir çift için çekilmez olabilir. Örneğin, sürüngen hayvanlara karşı fobiniz yoksa eşinizin evde iguana beslemesi problem olmaz. Ancak sürüngen hayvanlara karşı büyük bir fobiniz varsa, eşinizin aile konutunda sürüngen hayvan beslemesi evlilik birliğini sizin için çekilmez bir hale getirebilir. Astım hastası olan eş için, diğer eşin sigara kullanması evlilik birliğini çekilmez hale getiriyorken, iki tarafında sigara kullanması halinde sigara evliliği sonlandıracak bir neden olmayacaktır.

Evlilik birliğinin çekilmez hale geldiği durumlarda hemen ayrılık kararı verilmez, hakim bu noktada dahi evliliği kurtarma düşüncesidir. Yukarıdaki sigara örneğini hatırlayın, astım hastası olan eşine rağmen ısrarla sigara kullanan diğer eş, hakim kararıyla tedavi ettirilebilir, sigara kullanımına son vermemesi halinde evden uzaklaştırılabilir, kısa süreli ayrılık kararı verilebilir. Dolayısıyla evliliğinizi noktalamak istiyorsanız, tarafların anlaşarak mahkemeye gitmesi sizin için en ideal yol alacaktır.

Boşanma Davalarında Velayet

Boşanma davalarında, en büyük sorunlardan birisi velayettir. Çocuğun kiminle yaşayacağı, diğer tarafın çocuğu ne sıklıkla göreceği, çocuğun ihtiyaçlarının nasıl ve kim tarafından karşılanacağı vb. hususlar hakim tarafından, pedagoglar, psikologlar ve sosyal hizmet görevlileri yardımıyla karar karara bağlanır.

Hukuk akla ve topluma uygun olmalıdır. Eğer içinde yaşadığınız toplum tarafından kabul edilmiş, alışılmış bir hukukunuz yoksa bu kuralları uygulamanız da o kadar zorlaşır. Dolayısıyla velayet konusunda da toplumun kuralları ve akıl ışığında karar verilir. Annesine muhtaç bir bebeğin babayla yaşamasına veya kız çocuğunun onursuz yaşam sürdüğü kesinleşmiş bir anneyle birlikte yaşamasına karar verilmez. Bu durumda velayeti tartışılan çocuğun ilerki yaşamında topluma dahil olacağı unutulmadan karar verilir. Hangimiz evimize uyum sağlamayacak bir yabancıyı misafir etmek isteriz? İşte devlet de  topluma uyum sağlamayacak bireylerin yetişmesini istemez.

Çocuğun velayet hakkını kazanmış olmak, tarafın sorumluluğunu bitirmez. Çocuğun çıkarlarıyla çelişen  hareketlerde bulunan veliye karşı dava açılmasıyla çocuğun velayet hakkı diğer eşe veya devlete verilebilir.

Boşanma Davalarında Mal Paylaşımı

Velayet konusundan sonra en çok tartışılan meselelerden birisi mal paylaşımıdır. TMK evlilik birliği birbirinden farklı mal rejimleri olabileceğini belirtmiş, bu rejimlerin özelliklerini ve sınırlarını açıklamıştır. Buna göre yasal mal rejimi, edinilmiş mallara katılma rejimidir. Genel hatlarıyla açıklamak gerekirse, eşler evlilik birliği içerisinde kazanılan ve tarafların ortak kullanımında olan veya kullanımı bir tarafa özgülenemeyecek nitelikte olan mallar üzerinde kendi emekleri doğrultusunda pay sahibidir.

Mal ortaklığının sonlandırılması çok teknik bir konudur, ancak bu hesap mahkemede hakim veya bilirkişi tarafından yapılır. Sizin için zorlayıcı konu mal ortaklığı kapsamındaki mallarda mevcut olan payınızı ispatlamak olacaktır. Çünkü yıllarca eşinizle birlikte yaptığınız yatırımda ne kadar katkınız olduğunu belirlemeniz zor bir durumdur. Burada malın ne zaman edinildiğine, malın bedelinin tamamının sizin tarafınızdan karşılandığına, malın size hediye edildiğine, malın sadece sizin kullanımınıza özgü olduğuna ilişkin hususları mahkemede iyi ifade etmeniz, paylaşım sırasında hakkınızın yenmesini engellemek için önemlidir.

 Boşanma Davalarında Tazminat ve Nafaka

Boşanma davalarında tazminatı kimin ödeyeceğinden çok miktarının ne olacağı tartışmalıdır. Hukukumuzda kusur sorumluluğu ilkesi benimsenmiştir, buna göre kusuru işleyen sonuçlarına katlanmakla yükümlüdür. Örneğin evlilik birliği bir eşin aldatmasıyla sonlanıyorsa, aldatan eş tazminatı öder, fakat bu tazminatın miktarı nasıl belirlenecektir? Ödenecek bu tazminat manevi tazminattır, manevi tazminat davalarında esas ilke, zenginleşme yasağı ve denkliktir. Yani kimse manevi tazminat ödeyerek ekonomik olarak zor duruma düşemez kuralı bu durumda işlemektedir. Aldatma örneğinden devam edecek olursak, bir fabrika sahibiyle normal bir esnafın eşleri aynı durumda olsalar bile ödeyecekleri tazminat miktarları farklıdır.

Nafaka, kısa süren evliliklerde ömür boyu ödenmek zorunda olduğu gerekçesiyle toplum tarafından kanayan bir yara olarak görülmektedir. Ancak unutmamak gerekir ki her eş evliliği bir ömür boyu mutlu yaşamak adına yapar. Bir diğer yanlış algı da nafakanın sadece erkekler tarafından ödendiğidir. Nafakayı genellikle erkeklerin ödemesi, ataerkil bir toplum olmamızdan kaynaklanmaktadır. Hakim tarafından nafaka miktarına karar verilirken varsa çocukların velayeti, tarafların sosyal durumları ve ihtiyaçları göz önünde bulundurulur. Belirli aralıklarla nafaka miktarında güncellemeler yapılır, bu güncellemeler nafaka ödenen ve ödeyen tarafın sosyal ve ekonomik durumundaki değişmelere göre yapılmaktadır.

Nafaka alan tarafın, kayıt dışı çalışmasıyla bir takım haksızlıklar ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla nafaka ödeyen kimsenin, nafaka alacaklısının çalışıp çalışmadığını, sosyal ve ekonomik durumunun değişip değişmediğini belirli aralıklarla takip etmesi kendi faydasına olacaktır.

Etiketler : Boşanma Davası Süreci , Boşanma Davası Nafaka , Boşanma Davası Velayet


Yazının Başka Dillere Çevirisi İçin

Boşanma Davası


3 yorum

  1. Çekişmeli ve anlaşmalı boşanma davası olarak 2 ye ayrılır. Anlaşmalı yapmaya karar verirseniz protokol yapmalısınız. Maddi manevi tazminat gibi ve diğer istekleri belirteceğiniz bu sözleşme karşılığında tek celsede 10 dakikada imza atarak boşanabilirsiniz.

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*