Mısır Piramitlerinin Sırrı Nedir?


Mısır Piramitlerinin Sırrı Nedir? Konusu 78 Defa Okundu. Tarihinde Yayınlandı.


Mısır piramitlerinin sırrı nedir gibi çelişkilerin yaşanması tabi ki de mümkündür. Eşsiz sırlar ve gizemler ile dolu olan mısır piramitlerinin sırrı İngiliz matematikçi ve astronot john taylor ile birtakım çalışmalar yaparak elde ettiği sonuçlar howard vyse ile analiz edilmektedir. Bunlardan sadece birkaç tanesi keos piramidinin tabanı alanı ve dünyayı yatay ikiye bölündüğünde ortaya çıkan kesit alanı düşünüldüğünde piramit tabanı dünyanın yarı çapı üzerine oturduğunda yüksekliği kutup noktasına denk gelirdi. Anlaşılacağı üzere kusursuz ve şahane orana sahiptir. Firavun mumyası olan piramitler onun değerli hazinelerini sakladığı mükemmel sanat eserlerinin saklanması amacıyla yapılmış fakat bugüne kadar hiçbirinin içinde mumyaya ya da hazineye ait iz bulunmamıştır.

Mısır Piramitlerinin Sırrı Nedir?
Mısır Piramitlerinin Sırrı Nedir?

Dünyada ilk inşa edilen piramit sakkara da m.ö 2620 tarihlerinde inşa edilerek tamamlanmıştır. İlk örnekleri ise basamaklı yapılar da olup piramitlerin birçoğu tamamlanamamıştır.  Çünkü bazıları yapım aşamalarında yıkılmıştır. Bunun ilk örnekleri arasında olan M.Ö. 2570 senesinde yapımına başlanmış Meıdum piramidi sekizinci basamak yapılırken yıkılmıştır. Piramitler inşa edilirken inşa edenler bundan ders çıkararak daha yüksek piramitler yapmak için tabanını geniş tutarak eşkenar bir geometri kullanılması gerektiğini düşünerek Nil nehri kıyılarında Dahahur bölgelerinde M.Ö 2570 senesinde inşaya başlanmıştır. Bent piramidi üçte iki bölümü tamamlandıktan sonra daha önceki tecrübelerden baz alınarak eğitim açısı düşürülerek yükseltilmeye devam edilmiştir. Bu denemeler sonucunda M.Ö 2565 senesinde başarılar ile tamamlanarak bent piramidi fazla rijit bir yapıya kavuşarak muhteşem bir görüntüye sahip olmuştur.

Piramitlerin inşasında mısırlı köleler ile yapıldığı incelenmektedir. 1990 senesinde bir turistin bindiği atın ayağı tökezeyerek düşer ve ayağının takıldığı yere bakıldığında bir çukur olduğu görülür. Bu durumda o çukura gizemlerle dolu bir mahzen açılır. O yer piramit yapımında çalışan işçilerin ustabaşısı olan adamın mezarıdır. Kubbeli mezar olarak da bilinen mekan işlemeli duvarlara sahip ve gösterişli bir yapıdır. İşçiler genel olarak gündüzleri çalışıp geceleri köylerin de bulunan evlerine gitmekteymiş. Bir zaman sonra ise o bölgede yapılan kazılar sonunda seçkin işçilerin mezarlarıyken normal işçiler oradan uzakta toplu bir halde mezarlara gömülmüştür.

Ustabaşının yanında bulunan mezarlar genel olarak seçkin ve işinde iyi güvenilir işçilerin mezarlarıdır. Ölen herkes için mezar yapılarak bölgeler de yapılan kazılar da mezarların girişlerinde işçilerin statüleri ve isimlerini gösteren hiyeroglif yazılar keşfedilmiştir. Bu yazılar da işçilerin meslekleri de yazılıydı. Ayrıca mezarlarda işçilerin minyatür heykelleri ve sanat eserlerine de yer verilmekteydi.  Mezar yapımın da yaklaşık olarak sayısı net bilinmeyen fakat 200.000 işçinin çalıştığı tahmin edilmektedir. Ayrıca mezarlar açılıp incelendiğin de o bölgede yer alan işçilerin çok fazla yüklere maruz kaldığı tespit edilerek ortaya çıkmıştır. Omurgaya aşırı binen yük nedeniyle taş taşıma işleminin zorluklarına işaret edilmektedir.

O kadar emekler sonucun da ortaya çıkan piramitlerin yapımı sonucun da o kadar işçi o şehirler de hayatlarını sürdürmek zorundalardı. Yapılan kazıların incelenmesi sonucun da evler ve fırınlar olduğu gibi çömlekler gibi yaşam gereksinimlerini sürdürdükleri gereçler de bulunmaktadır. Tarihi eserler şehrinde duvarlar da bulunan hiyerogliflerde ekmekleri nasıl yaptıklarını ve yemek ve içeceklerin nasıl sağlandığını gösteren detaylar yer almaktadır. Aynı zaman da yapılan tüm bunlar onlar tarafından duvarlara resmedildiği için bugün bunları anlatabilmemize destek olmuştur. O eski dönemler de yaşananlara bir nebze oldun fikir edinmeye olanaklar sağlamaktadır. O yaşam tarzın da yaşanan zorluklar  ve günümüz de tarihi eser olarak geçen aslında onların günlük yaşamlarının bir parçasıydı.

Gize piramitleri 15 milyondan fazla kireç taşı kullanılmıştır. Aynı zaman da o taşlar piramitlerden 300 mil uzaktaki taş ocağından çıkartılarak işlenip kesilerek hazır hale gelmesine neden olunmuştur. Kazılar da o bölgelerde taşların kesilmesi için gerekli olan oluklu platforlar araştırılarak bulunmuş ayrıca oranın kazılarına devam edilmiştir. Böylece dev bir taş ocağının enkazı ortaya çıkmıştır. 1954 senesinde keops piramidi güney ucunda kubbe bulunmaktadır. Kalıntılar incelendiğinde orada bir geminin bulunduğu anlaşılmaktadır. Mısır firavunu keopsun gemisi olduğu ortaya çıkmıştır. 13 sene süren yoğun araştırmalar sonunda ürünü olan tüm parçalar birleştirilerek bir müzede sergileri açılmıştır.

Müze ismini duyurdukça çok fazla ilgiye maruz kalmış ve 300.000 kişinin ziyaret ettiği mekan halini almıştır. Müze tamamı sedir ağacından yapılmış ve dünyanın en eski gemisi gururla ziyaretçilerine sunulmaktadır. Fakat sonraları benzer halde firavunlar için yapılmış bir kardeş gemisi daha bulunmuştur. Ancak geminin bozulmaması açısından bulunduğu odadan çıkartılmamaktadır. Değerinin kaybedilmemesi ve zararlardan sakınılması sebebi ile güzide bir yerde saklanmaktadır.

Firavunların mumyaları bir mağara içerisinde bulunan gizli bir mezarlıkta araştırmalar sonucun da bulunmuştur. O dönemin mumyaları ve mumyalama tekniği ile binlerce yıl sonra dahi yüzleri tanınır haldedir. O mumyalar ise yalnızca 40 tanedir. Fakat sadece karın bölgesi bir elin girebileceği kadar açıklıktadır. Firavunlar hayatları ve mumyalanışları ise apayrı bir konudur..

Piramidlerin Sırları , Piramidlerin Gizemleri !!!


Yazının Başka Dillere Çevirisi İçin

Mısır Piramitlerinin Sırrı Nedir?


İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*