Büyükada Rum Yetimhanesi ve Ürperten Hikayesi


Büyükada Rum Yetimhanesi ve Ürperten Hikayesi Konusu 197 Defa Okundu. Tarihinde Yayınlandı.


Büyükada Rum Yetimhanesi ve Ürperten Hikayesi ; Adından da kolayla anlaşılabileceği üzere Büyükada Rum Yetimhanesi, Büyükada’nın Manastır adlı tepesine inşa edilmiştir. 1989 yılında bir Fransız firması tarafından o dönemin en ünlü mimarlarından biri olarak bilinen Alexandre Vallaury’e çizimi yaptırılarak otel olarak inşa edilen yapı Rum Ortodoks Patrikhanesi tarafından kontrol edilmektedir. Yapının en önemli özelliği ise Dünya’nın hem en büyük hem de ilk çok katlı ahşap yapılarından biri olmasıdır.

Büyükada Rum Yetimhanesi ve Ürperten Hikayesi
Büyükada Rum Yetimhanesi ve Ürperten Hikayesi

Öncelikli olarak otel olarak işletilmesi açısından tasarlanan ve inşa edilen bu yapı o dönemde yönetimlerden gerekli izinleri alamadığı için el değiştirmek zorunda kalmıştır ve Rum bir kadın olan Eleni Zarifi satın almıştır. Binanın işlevi yıllara göre değişmiştir. Bir dönem hastane olarak kullanılan Rum Yetimhanesi, 1. Dünya Savaşı esnasında da Kuleli Askeri Mektebi olarak kullanılmıştır.

 

Bir dönem ise Rum göçmenlerine ev sahipliği yapmış olan Büyükada Rum Yetimhanesi, yetimhanenin Heybeliada’ya nakledilmesinin ardından 1960’lı senelerin ortasaında kapatılmıştır. Rum Yetimhanesi’nin o zamandan kapatılmasına bu yana bina günümüzde de hala boştur ve kullanılmamaktadır.

Binanın inşa şekli yani mimarisi de dikkatlerden kaçmamaktadır. Karkas şeklinde inşa edilen binanın yan kısımları altı katlı, diğer bölümleri ise beş kattan oluşmaktadır. Gizemli ve güçlü mimarisine rağmen binanın dış cephesi oldukça sade görünmektedir.

 

Büyükada Rum Yetimhanesi’nin mimarisi kadar ürperten hikayesi de çok sayıda kişi tarafından merak edilmektedir. Rivayete göre, Osmanlı döneminde erkek çocuk yetimhanesi olarak kullanılan binaya günümüzde giden insanların binaya girdikleri zaman bahçeden gelen çocuk seslerini duydukları iddaa edilmektedir. Hatta akşamları evin dışarısında bulunan bazı insanların çocukların çığlık seslerini daha gür bir şekilde duydukları söylenmektedir. Büyükada sakinlerinin bir kısmı bu hikayeleri bildiği için genelde pek fazla Rum Yetimhanesi’ni ziyaret etmedikleri bilinmektedir.

 

Bu tüyler ürperten hikayeler ile evin sıkıntılı bir durumda olmasının temel sebebi ise zamanında orada yaşayan çocukların o binada çok sıkıntılı günler geçirdiklerinin iddaa edilmesidir. Ayrıca binanın bir bölümünde çıkan yangın sebebiyle panik halinde bazı çocukların yanarak öldüğü de anlatılan hikayeler arasında yer almaktadır.


Yazının Başka Dillere Çevirisi İçin

Büyükada Rum Yetimhanesi ve Ürperten Hikayesi


1 yorum

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*